İslam Medeniyeti
İslâm medeniyeti, Amerikalı ünlü tarihçi Will Durant’ın on ciltlik Medeniyet Tarihi’nin The Age of Faith (Iman Çağı) adını taşıyan dördüncü cildinin bir bölümüdür. On büyük ciltten meydana gelen bu dev eser, otuz iki cilt hâlinde Fransızca yayınlanmış, hiç bir kısmı Türkçeye çevrilmemiştir.
İslam Medeniyeti
Okuyucularımıza bir İslâm medeniyeti tarihi verirken, Will Durant’ın eserini tercih edişimizin sebebi, yazarın seçkin bir tarihçi olması ve Müslüman olmamasıdır. Hangi milletten olursa olsun, bir Müslümanın kaleminden çıkan bir İslâm medeniyeti tarihinde, zaman zaman bazı hükümlerin tarafsızlığından şüphe edebilir, İslâm lehine tefsir edildiğini düşünebilirdik.
Bir Hıristiyan tarihçi için de, şüphesiz bunun aksi varittir. O da tarafsız olamaz hattâ aleyhte tefsirlerde bulunabilir; bunun bir çok örnekleri de vardır. Nitekim Will Durant da din açısından, gönlünün Hıristiyanlıktan yana olduğunu, eserinin ön sözünde şu satırlarla ifade etmektedir:
Hıristiyan okuyucu, İslâm kültürüne ayrılan bu yeri fazla bulacak, aydın Müslümanlar ise Ortaçağ’ın parlak İslâm medeniyetine bu kadar kısa yer verilmiş olmasından şikâyet edecektir. Bütün bu eser boyunca tarafsız kalmaya, her kültürü, her inancı, doğrudan doğruya kendi açısından vermeye gayret ettik. Ama, gerek malzemenin seçilişinde, gerekse bölümlerin tanziminde peşin hükümler yine de kendini hissettirdi. Vücut gibi, ruhun da kendisini hapseden bir derinin içinde olduğuna şüphe yok.
Will Durant, medeniyet tarihinde tarafsız olmakla beraber, dinle ilgili kısımlarda bu tarafsızlığını koruyamamış, Müslümanlığın doğuşunu anlatırken bir takım indi kanaatleri de eserine eklemiştir. Bu kımdan eserin giriş kısmını teşkil eden ve Muhammed adını taşıyan bölümü kitabımıza almadık. Esasen bu bölümde anlatılanlar Türk okuyucusunun ilkokul sıralarından beri bildiği şeylerdir.
Diğer taraftan bu değerli eserin İslâm medeniyetiyle ilgili bölümleri tamamen tarafsızdır. Yazar, eserinin sonunda tarafsızlık konusuna şöyle temas etmektedir:
“Yalnız kendi tarihiyle ilgilenen kimse, muhakkak ki, mutaassıp bir ırkçı veya mutaassıp bir dindardır. Bir ilim adamı, açık düşünceli bir münevver, sevgi bağlarıyla vatanına bağlı olmakla beraber, kendisini kin ve hudut tanımayan bir zihin ülkesinin vatandaşı sayar. Eğer böyle bir kimse, eserine maksatlı olarak, politika hükümleri, ırk tefriki veya özel dinî fikirler sokarsa ismine lâyık değil demektir. Aksi halde, medeniyet meş’alesini taşıyan ve kendisine gelen mirasın zenginleşmesini sağlayan bütün halklara karşı minnet duymaktan çekinmez.”
Yazarın, İslâm medeniyetine karşı duyduğu minnet, eserin her bölümünde, ayrı ayrı kendisini göstermektedir.
| Biçim | Ciltsiz |
|---|---|
| Çeviri | Orhan Bahaeddin |
| Dil | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | 263 |
| Türü | Araştırma/İnceleme |
| Yayınevi | Tercüman 1001 Temel Eser |
| Yazar | Will Durant |
Sadece bu ürünü satın almış olan müşteriler yorum yapabilir.

Değerlendirmeler
Filtreleri temizleHenüz değerlendirme yapılmadı.