Kuşeyri Risalesi (Sufilerin İnanç Ve Ahlakı)

İmam Kuşeyri, 986 (h.376) yılında İran’ın Türkmenistan sınırına yakın Nîşabur’un Üstünüva kasabasında doğdu.

0 Şu anda bu ürünü inceliyor.
Kategoriler:
Açıklama

Kuşeyri Risalesi (Sufilerin İnanç Ve Ahlakı)

Sülemî’nin vefatı ile Kuşeyrî, eser yazmaya, özel sohbet ve bilgi çevreleri kurmaya, irşad ve ilm faaliyetlerini yürütmeye hız verdi. Aslında, ilk ustası Ebu Ali Dekkāk zamanında kendisine tahsis edilen bir ders çemberi vardı. Bereketli bir hayatın sonunda 16 Rebiülevvel 465 (30 Aralık 1072) tarihinde Allah’ın rahmetine kavuşmuştur.

Aynı zamanda kendisine atfedilen bir tarikatın lideri olan İmam Kuşeyri, ilmi, eserleri ve görüşleri ile tasavvuf tarihinde önemli etkiler bırakmış bir mutasavvıf ve mürşittir.

Eserlerinden bazıları: Er-Risâletü’l-Kuşeyriyye fi’t-Sufi; Letâifü’l-İşârât; et-Tefsírű’l-Kebîr (et-Teysîr fi İlmi’t-Tafsîr); et-Tahbîr fi’t-Tazkîr; Tertibü’s-Sülük fi Tarîkıllâh; Ehl-i Sünnetin Şikayeti; el-Fusûl fi’l-Usul; Kitâbü’l-Miʻrâc; Nahvü’l-Kulub; Kitâbu Tevhid’n-Nabawi; el-Kasidetu’s-Sûfiyya.

Ek bilgi
Biçim
ÇeviriDr. Dilaver Selvi
DilTürkçe
Özgün AdıEr-Risaletü’l-Kuşeyriyye fi’t-Tasavvuf
Sayfa Sayısı446
Türü
Yayın Yılı2009
Yayınevi
Yazar
Değerlendirmeler (0)
0 yorum
0
0
0
0
0

Değerlendirmeler

Filtreleri temizle

Henüz değerlendirme yapılmadı.

Sadece bu ürünü satın almış olan müşteriler yorum yapabilir.

Müellifin Önsözü

Hamdolsun yüce Allah'a. O öyle bir Allah'tır ki; melekûtunun (saltanat ve mülkünün) yüceliği ile tektendir. Ceberûtunun (her şeye hükmedişinin) güzelliği ile bir tanedir. Birliğinin yüceliği ile azizdir (ulu) ve eşsizdir. Samediyyetinin (her şeyin kendisine muhtaç olma sıfatının) yüksekliği ile mukaddestir (bütün kusur ve ayıplardan uzaktır).

O, zatı itibariyle herhangi bir varlığa benzemekten çok yücedir. Sıfatlarında, bir sonu olmaktan ve herhangi bir kusuru bulunmaktan uzaktır. O, kendisine has ilâhlık sıfatlara sahiptir. Bütün âyet ve alâmetler O'nun varlıklardan hiçbirine benzemediğini ispat etmektedir.

Tesbih ederim o yüce zâtı ki, O'nu hakikatiyle tanımak mümkün değildir; hiçbir akıl O'nu gerçek mânada idrak edemez, hiçbir çokluk O'nu anlatmaya yetmez, hiçbir sınır O'nun zatını çevreleyemez. O'nun hiçbir yardımcısı yoktur; kendisine ortak olan bir çocuğu mevcut değildir. Hiçbir sayı O'nun büyüklüğünü ihata ve ifade edemez. Hiçbir mekân O'nu içinde barındıramaz. O'nun varlığı zamana bağlı değildir. Hiçbir anlayış O'nu takdir edemez; hiçbir hayal O'nu bir şekille tanıtıp tasvir edemez.

Allah Teâlâ, "Nasıldır?" veya "Nerededir?" şeklinde bir soru ile tanınıp tarif edilmekten yücedir. O, yaptıkları ile zâtı için yeni bir güzellik ve kemal elde etmekten yahut işleri ile kendisinden bir kusuru ve ayıbı gidermekten de yücedir (O, bütün kemal sıfatlara sahip olup, bütün noksan ve ayıp sayılacak sıfatlardan uzaktır). Çünkü O'nun benzeri (dengi, misli) hiçbir varlık yoktur. O, her şeyi işiten ve görendir. Hiçbir canlı O'nu mağlup edemez (âciz bırakamaz). O, her şeyi bilen ve her şeye gücü yetendir.

Kullarına yaptığı iyilik ve ihsanlarından dolayı O'na hamdederim. Onlara vermeyip tuttuğu şeylere karşılık yüce zâtına şükrederim. Her işimde O'na güvenip dayanır; verdiği nimetlere ve vermediği şeylere rıza gösteririm.

Şehadet ederim ki Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur; O tektir, hiçbir ortağı mevcut değildir. Ben, bu şehadeti, O'nun birliğine yakînen inanarak ve güzel yardımı ile azaptan kurtulmayı ümit ederek yapıyorum.

Yine şehadet ederim ki Efendimiz Muhammed (s.a.v.), O'nun seçilmiş kulu, kendisine davet için seçtiği emin dostu ve bütün mükellef varlıklara gönderilmiş peygamberidir.

Allah, Efendimiz Muhammed'e, onun karanlıkları aydınlatan ailesine ve hidayet yolunun anahtarları olan ashabına çokça salât ve selâm etsin.

Bu eser, Allah Teâlâ'nın rahmetine muhtaç Abdülkerim b. Hevâzin Kuşeyrî tarafindan 437 (1045) yılında İslâm beldelerindeki sûfî cemaatine yazılmış bir risâledir.

Ey dostlarım! Allah sizden razı olsun, önce şunu bilin ki; yüce Allah bu sûfiler topluluğunu seçilmiş dostları yapmış. Onları (Allah'ın selâmı hepsinin üzerine olsun) peygamberlerinden sonra bütün kullarından üstün ve faziletli kılmış; onların kalplerini sırlarının madeni yapmış ve ümmet içinden nurlarını taşımaya onları seçmiştir.

Onlar, halk için rahmet ve bereket sebebidirler.
Onlar bütün işlerinde Cenâb-ı Hak ile birlikte hareket ederler.

Allah onları, beşeriyetin kirlerinden (nefsin kötü arzularından) temizlemiş; kendilerine birliğinin hakikatini açarak onları müşahede makamlarına yükseltmiş, onları kulluğun edeplerini yerine getirmede muvaffak etmiş ve onlara ilâhî hükümlerini kulları üzerinde nasıl icra ettiğini göstermiştir.

Bu ilahi lütuflara ulaşan sufiler de, kendilerine yüklenen kulluk görevlerini hakkı ile yerine getirdiler; Cenâb-ı Hak kendilerini (acı-tatlı) hangi halde tuttu ise, o hal içinde güzel edebi korudular. Sonra samimi biçimde ihtiyaç hallerini bilerek ve boyun bükerek yüce Allah'a yöneldiler; yaptıkları amellere ve elde ettikleri güzel hallere güvenip aldanmadılar.

Onlar şunu bilerek bunu yapıyorlardı: Yüce Allah her dilediğini yapar, kullarından istediğini dostluğu için seçer, O'na hiç kimse hükmedemez, O'nun üzerinde hiç kimsenin bir hakkı yoktur. O'nun verdiği sevap baştan kendi ihsanıdır; azabı ise adaletinin gereğidir. Onun emri, tereddüt edilmeyecek kesin bir hükümdür.

Sonra (Allah sizlere rahmet etsin) şunu biliniz ki; bu yolun hakikatine ulaşmış sufilerin çoğu yok olmuş; bu zamanda onların ancak eserleri ve izleri kalmıştır. Şu söz onların halini anlatmaktadır:

Çadırlara bakarsan, dostların çadırına benziyor;
Ancak, bakıyorum içinde yabancı kadınlar geziyor.

Diyeceğim şu ki; bu taifenin içinde bir gevşeklik dönemi yaşanmıştır. Hayır, gevşeklikten öte, bu yol yavaş yavaş silinmeye yüz tutmuştur. Hidayet yolunda kendilerine uyulan büyük zatlar geçip gitmiş; onların yollarına ve güzel hallerine uyan gençler azalmıştır. Vera (şüpheli şeylerden sakınma), sergisini toplayıp tamamen ortadan kalkmış; dünya hırsı kuvvetlenip kalpleri iyice sarmıştır.

Bu dönemde, kalplerden dine hürmet kalkmış, ilâhî emirlere hakkı ile uyma azmi yok olmuş; azıcık dindarlık, basit dünyevî hedeflere ulaşmak için en kuvvetli sebep olarak değerlendirilmiştir.

Bu devrin insanları, helâl-haram ayrımını terkettiler; büyüklere hürmeti ve onlardan utanıp çekinmeyi bir kenara attılar; ibadetleri hakkı ile yerine getirmeyi hafife aldılar; namazı ve orucu önemsemediler. Gaflet meydanlarında boş işlere daldılar; şehvetlerinin (kötü arzularının) peşine düştüler, hiç önemsemeden haram işlere bulaştılar; halktan, kadınlardan ve sultanlardan menfaat koparma derdine düştüler

Bu kimseler, yaptıkları bunca kötü işlerle yetinmeyerek bir de yüksek hakikatlere ve manevî hallere işaret eden sözler konuşmaya başladılar.

Onlar, kendilerinin kulluk bağından kurtulduklarını, yüce Allah'a kavuştuklarını, devamlı Cenâb-ı Hak ile beraber olduklarını, üzerlerinde O'nun hükümlerinin cereyan ettiğini, kendilerinin bu ilâhî yakınlık ve muhabbet içinde bütün his ve şuurlarını kaybettiklerini, bundan sonra yaptıkları veya terkettikleri herhangi bir işten dolayı kendilerine bir kınama ve ayıplama olmayacağını, kendilerine yüce Allah'ın birliğinin sırlarının açıldığını, ilâhî muhabbetin kendilerini tamamen çekip cezbettiğini, artık kendilerinden dinin hükümlerinin düştüğünü, kendi nefislerinden fani olduktan sonra Allah'ın samediyyet nurları ile baki kaldıklarını, konuştukları zaman kendilerinin konuşmayıp onları Cenâb-ı Hakk'ın konuşturduğunu, bir iş yaptıklarında onu kendi başlarına değil, yüce Allah'ın tasarrufu ile yaptıklarını iddia ettiler.

Bütün bunlar yalan ve boş iddialardır.

Bir kısmını yukarıda anlattığım bu bozuk durumlar, zamanımızda uzun süre bir dert olarak gündemde kaldı. Ben bu yolun ehlinin kötü bir şekilde anılmasından yahut sûfilere muhalif olanların onları ayıplamaya açık bir kapı bulmasından korkarak, onları bu derece red ve tenkit etmek istemiyordum. Çünkü içinde bulunduğumuz memlekette sûfilere muhalefet etmek yaygın bir hal almıştı ve bu yolu inkâr edenler onlara şiddetli bir şekilde saldırmaktaydı. Ben, tasavvuf yolunda görülen bu gevşekliğin ortadan kalkmasını ümit ederek, "Belki yüce Allah, önceki büyüklerin gittiği bu güzel yoldan sapıp onun usul ve edeplerini zayi eden bu kimseleri lutuf ve ihsanı ile uyandırır da düzelirler" deyip bir müddet bekledim.

Ancak zaman geçtikçe işler daha da sarpa sardı. Bu asrın insanları düzelme bir yana, alıştıkları kötü hallerde daha fazla ileri gittiler. İçine düştükleri bozuk durumlarda daha fazla aldanış içine düştüler. Ben bu durumu görünce, temiz kalplere acıdım; onların, bu yolun, şu haktan sapan kimselerin düşündüğü ve iddia ettiği bozuk şeyler üzerine kurulduğunu ve önceki büyüklerin de aynı yolda gittiğini düşünmelerinden korktum.

Ey sûfi dostlarım, Allah sizin şerefinizi artırsın, işte bu risâleyi sizin için bu sebeple yazdım.

Bu risâlede, tasavvuf yolunun büyüklerinden bazılarının hayatını zikrettim; onların edeplerini, ahlâklarını, muamelelerini, sahip oldukları itikadlarını anlattım. Ayrıca sûfilerin işaret ettikleri ilâhî vecd ve ilhamları, mânevî yolda ilk hallerinden son hallerine kadar nasıl ilerlediklerini konu ettim.

Bu kitabı, bu yola girmek isteyenlere bir kuvvet olsun diye yazdım. Ayrıca, bu yolun hak ve doğru olduğuna sizin de bana katılarak şehadette bulunmanızı arzuladım. Bir de ortalığa yayılan şikâyet konusu boş davalara kızdığımı göstermek istedim. Bütün bunlardan gayem, sonsuz ihsan ve kerem sahibi yüce Allah'ın lutuf ve ihsanına ulaşmaktır.

Bu kitapta anlatacağım hususlarda yüce Allah'tan yardım istiyorum; O'nun her işte bana yetmesini ve beni hatadan korumasını diliyorum. O'ndan kusurlarımın affını istiyor, yardımını istirham ediyorum. O, iyilik yapmayı seven ve her şeye gücü yeten yüce bir rabdir.

İzle

  • Liste: Tasavvuf

    Kaynak: Youtube

    Açıklama: 2022-2023 Lisans Programı: El-İşârât ve’t-tenbîhât Okumaları

  • Liste: Tasavvuf

    Kaynak: Youtube

    Açıklama: Fahreddin er-Râzî Okumaları

  • Liste: Tasavvuf

    Kaynak: Youtube

    Açıklama: İbn Sînâ Metafiziği

  • Liste: Tasavvuf

    Kaynak: Youtube

    Açıklama: İbn Haldun, Mukaddime Okumaları

  • Liste: Tasavvuf

    Kaynak: Youtube

    Açıklama: Sahîh-i Buhârî Okumaları

  • Liste: Tasavvuf

    Kaynak: Youtube

    Açıklama: Fusûsu'l-Hikem Okumaları

  • Liste: Tasavvuf

    Kaynak: Youtube

    Açıklama: Kuşeyri Okumaları

  • Liste: Tasavvuf

    Kaynak: Youtube

    Açıklama: 2022-2023 Lisans Programı: Kitâbu’t-Tevhîd Okumaları

  • Liste: Tasavvuf

    Kaynak: Youtube

    Açıklama: Sadreddin Konevî, Tasavvuf Metafiziği