Rebabname

Eser, Konya Mevlana Müzesi, 2134 numarada kayıtlı nüsha esas alınarak ve Konya Mevlana Müzesi, nr. 2126; nr. 2122; Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi, Halet Efendi, 44 numarada kayıtlı nüshalar ile Ferâmerzî’nin neşrinden yararlanılarak Veyis Değirmençay tarafından geniş bir inceleme ile birlikte tenkitli metin ve nazmen tercüme şeklinde hazırlanmıştır.

0 Şu anda bu ürünü inceliyor.
Açıklama

Rebabname

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin büyük oğlu olan Sultan Veled (Bahâüddin Muhammed Veled), 1226’da bugün Karaman olarak bilinen Larende’de doğmuş ve babasından ilim tahsil ederek canlı bir ilim ve tasavvuf ortamında yetişmiştir. Babasına ve babasının dostu Şems-i Tebrîzî’ye bir mürîd sadâkatiyle hizmet eden Sultan Veled, Mevlânâ’nın halifesi Hüsâmeddin Çelebi’nin vefatıyla posta oturmuş ve Mevlevîliği yapılandırarak teşkilatlı bir tarikat hâline getirmiştir.

Gerek Dîvân, İbtidânâme, İntihânâme, Rebâbnâme ve Maârif gibi eserleriyle gerekse görevlendirdiği derviş ve halifeleriyle Mevlevîliğin çok geniş bir coğrafyada tanınmasını ve yayılmasını sağlamış, çoğunlukla Farsça yazdığı eserlerinde Anadolu halkını bilgilendirip aydınlatmayı, Mevlânâ’nın görüşlerini yaymayı amaçlamıştır. Gönül ehli ve ulu bir kimsenin ricası üzerine, tabiatı Mesnevî veznine alışkın dostlarının hatırı için aynı vezinde bir mesnevi yazmaya karar veren Sultan Veled, 1 Şâban 700/11 Nisan 1301’de telifine başladığı Rebâbnâme’yi beş ayda tamamlamıştır.

Mevlânâ’nın Mesnevî’sinin ilk beyitlerine nazire olarak rebâbın inleyişindeki aşk derdinin dile getirildiği mısralarla başlayan Rebâbnâme’de dinî ve ahlakî öğütlerin yanı sıra Mevlânâ ve Şems-i Tebrîzî’nin dostluğu, ayrıca Mevlevîliğin usûl ve erkânına dair bahisler yer almaktadır. Hazret-i Mevlânâ’ya sima ve huyca çok benzetilen Sultan Veled’in nazmı da Mevlânâ’dan izler taşımaktadır. Rebâbnâme, Mesnevî-i Ma‘nevî’nin anlaşılması güç kısımlarını açıklaması itibariyle adeta bir Mesnevî şerhi olarak da kabul edilmiştir. Farsça yazılan eserde yer yer Türkçe, Arapça ve Rumca beyitler bulunmaktadır.

Tasavvufî umdelere dâir 105 bölüm ve 8077 beyitten oluşan Rebâbnâme’de her bölüm, içerik hakkında bilgi veren mensur bir girişle başlar.

Ek bilgi
Biçim
ÇeviriVeyis Değirmençay
DilTürkçe
Sayfa Sayısı1291
Türü
Yayın Yılı2023
Yayınevi
Yazar
Değerlendirmeler (0)
0 yorum
0
0
0
0
0

Değerlendirmeler

Filtreleri temizle

Henüz değerlendirme yapılmadı.

Sadece bu ürünü satın almış olan müşteriler yorum yapabilir.

Özet

"Rebabname", Sultan Veled (tam adıyla Bahâüddin Muhammed Veled) tarafından yazılmış olan ve tasavvufi düşüncelerle harmanlanmış önemli bir eserdir. Türkiye Yazma Eserler tarafından basılan bu eser, Sultan Veled’in Tasavvuf ve İslam düşüncesi çerçevesindeki derinlikli görüşlerini yansıtan bir metin olarak dikkat çeker.

Sultan Veled, Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî'nin oğlu olarak, Mevlevîlik geleneğinin en önemli figürlerinden biridir. Rebabname, onun tasavvufî düşünce dünyasına ve özellikle müzik ile maneviyat arasındaki derin ilişkiye dair izler taşıyan önemli bir eserdir. Rebabname, adını rebab adlı müzik aletinden alır. Bu eserde, rebab’ın bir müzik aleti olmanın ötesinde, bir manevî aracı olarak kullanıldığı görülür.

Kitabın İçeriği ve Özeti:

  1. Eserin Teması ve Konusu:
    • Rebabname, Sultan Veled’in tasavvufi düşüncelerini ve manevi öğretilerini içeren bir metindir. Eserin başlıca konusu, rebabın bir müzik aleti olarak değil, manevi bir araç olarak kullanılmasıdır.
    • Rebab, tasavvufî düşüncede bir simge olarak karşımıza çıkar. Müzik, insanın içsel yolculuğuna katkı sağlayan, onun ruhunu derinleştiren ve ilahi aşka yönlendiren bir araçtır. Rebabname, müzikle ruhsal anlamda bir arayışa giren insanın Tanrı’ya yaklaşma sürecini anlatır.
  2. Müzik ve Maneviyat İlişkisi:
    • Sultan Veled, müziği, özellikle rebabın çalınmasını, bir manevî aracı olarak görür. Müzik, insanın ruhunu arındıran ve onu ilahi aşkla buluşturan bir olgudur.
    • Rebabname’de müzik, insanın kalbine dokunan, ruhu yücelten ve onu Tanrı ile bütünleşmeye yönlendiren bir sembol olarak işlenir. Eser, müziğin sadece bir dışsal eğlence değil, manevi bir yolculuk için önemli bir araç olduğunu vurgular.
  3. Tasavvufi Öğretiler ve Aşk Teması:
    • Rebabname, tasavvufî aşk ve ilahi aşk üzerine derinlemesine bir metin olarak öne çıkar. Sultan Veled, eserde, aşkı hem dünyevi hem de ilahi bir biçimde işler. Müzik, aşkın dışa vurumu ve manevi birliğe ulaşmanın aracı olarak tasavvufî anlam taşır.
    • Sultan Veled, Mevlevîlik geleneği içinde yer alan semâ ve zikir gibi ritüelleri de bir araç olarak kullanır. Ancak bu eserde müzik, insanın ruhsal gelişimini sağlayan ve ilahi birliğe ulaşmasına yardımcı olan bir yol olarak öne çıkar.
  4. Rebab’ın Simgesel Anlamı:
    • Rebab, eserde sadece bir müzik aleti olarak değil, aynı zamanda bir manevi yolculuk aracı olarak karşımıza çıkar. Sultan Veled, rebabı, ruhsal uyanış ve ilahi aşka yönelmenin sembolü olarak kullanır.
    • Eserde, rebab’ın sesi ve çalınışı, manevi bir arayış olarak görülür. Sazın tınısı, insanın içsel huzuruna ve Tanrı’ya yakınlaşmasına vesile olur. Bu, eserin temel simgesel öğelerindendir.
  5. Eserin Didaktik Yönü:
    • Rebabname, sadece bir tasavvufî metin değil, aynı zamanda bir didaktik eser olarak da işlev görür. Sultan Veled, okura manevi olgunlaşma ve Tanrı’ya yakınlaşma yolunda nasıl bir içsel dönüşüm geçirmesi gerektiğini anlatır.
    • Bu yönüyle eser, sadece bir edebi metin olmanın ötesinde, bir manevi rehber işlevi görür. Okur, eserdeki öğretiler ışığında ruhsal gelişim için bir yol haritası bulur.
  6. Eserin Tarihi ve Kültürel Önemi:
    • Rebabname, Mevlevîlik geleneği içinde önemli bir yer tutar ve tasavvufî edebiyatın derinliklerine inmek isteyenler için değerli bir kaynaktır.
    • Sultan Veled, Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî’nin mirasını devralarak tasavvufi öğretileri geliştirmiştir. Rebabname, bu öğretilerin bir yansımasıdır ve divan edebiyatının önemli bir parçasıdır.

Kitabın Amacı:

  • Rebabname, müzik ile maneviyat arasındaki ilişkiyi anlamaya çalışan bir eserdir. Sultan Veled, müziğin insanın ruhunu temizleyici ve onu Tanrı ile birleştirici gücüne dikkat çeker. Bu anlamda, rebab hem bir müzik aleti hem de bir manevi araç olarak kullanılır.
  • Eserin amacı, insanın içsel yolculuğunu ve manevi gelişimini müzikle nasıl besleyebileceğini öğretmektir. Rebabname, tasavvufî öğretileri, aşkı ve müziği harmanlayarak insanın manevi huzura ulaşmasına yardımcı olacak bir rehberdir.

Eserin Önemi:

  • Rebabname, Sultan Veled’in tasavvufi düşüncelerini anlamak ve Mevlevîlik geleneğini daha iyi kavrayabilmek için önemli bir kaynaktır. Sultan Veled’in öğretileri, Mevlâna’nın tasavvufi görüşlerini devam ettiren bir anlayış sergiler.
  • Eser, sadece edebi değil, aynı zamanda manevi bir derinlik taşır ve müziğin ruhsal gelişimdeki rolünü vurgular. Rebabname, Divan edebiyatı ve tasavvuf üzerine yapılan çalışmalarda önemli bir başvuru kaynağıdır.

Genel Değerlendirme:

"Rebabname", Sultan Veled’in tasavvufi düşüncelerini, müzik ve maneviyat arasındaki ilişkiyi işlediği önemli bir eserdir. Eserdeki derinlikli anlatım ve sembolizm, hem tasavvufi hem de edebi açıdan zengin bir içerik sunar. Rebabname, Mevlevîlik geleneği içinde ilahi aşkı ve manevi olgunlaşmayı keşfetmek isteyenler için önemli bir kaynaktır.