Sefiller

Victor Hugo (1802-1885): Fransız edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük yazarlarındandır. Şiirleri, oyunları ve romanları ile tanınır.

0 Şu anda bu ürünü inceliyor.
Açıklama

Sefiller -Victor Hugo (1802-1885): Fransız edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük yazarlarındandır. Şiirleri, oyunları ve romanları ile tanınır. Romantizm akımının Fransa’daki temsilcisidir.

Edebiyat alanındaki devasa başarılarının yanında politik hayatta da etkin bir rol üstlendi, bu nedenle sürgün cezasına çarptırıldı, cezasını tamamlamasına rağmen İmparatorluk yıkılana dek Fransa’ya dönmedi. İlk kez 1862 yılında yayımlanan Sefiller yazarın Notre-Dame’ın Kamburu ile “din”, Deniz İşçileri ile “doğa” konularını işlediği roman üçlemesinin “toplum”u ele alan, en görkemli ayağıdır.

Bu destansı roman Fransız toplumundan yola çıkarak, kozmolojik bir bakış ve eşsiz bir duyarlılıkla insanlığa ulaşır. Fantine’in, Cosette’in, Marius’ün, Saint-Denis Sokağı barikatlarının, Paris’in, Javert’in ve Jean Valjean’ın sefaletten sevgiye, felaketten iyiliğe ve karanlıktan aydınlığa uzanan hikâyeleri Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nin 250. kitabında okurlarla buluşuyor.

 

Ek bilgi
Adet2 Cilt (Kutulu)
Biçim
ÇeviriVolkan Yalçıntoklu
DilTürkçe
Özgün AdıLes Misérables
Sayfa Sayısı1724
Türü
Yayın Yılı2015
Yayınevi
Yazar
Değerlendirmeler (0)
0 yorum
0
0
0
0
0

Değerlendirmeler

Filtreleri temizle

Henüz değerlendirme yapılmadı.

Sadece bu ürünü satın almış olan müşteriler yorum yapabilir.

Alıntılar

Koltuğunun altında bir kitap olmadan asla dışarı çıkmazdı ve sık sık iki kitapla geri dönerdi.

En karanlık gece bile sona erecek ve güneş yeniden doğacak.

Aşk nedir? Sokaklarda aşık olan çok fakir bir genç adamla tanıştım. Şapkası eskiydi, ceketi yıpranmıştı, ayakkabılarından sular, ruhundan yıldızlar akıyordu.

Başka birini sevmek, Tanrı'nın yüzünü görmektir.

Aşk hikayelerinde bir bakışın gücü o kadar çok kötüye kullanıldı ki, inanılmadı. Artık çok az insan iki varlığın birbirlerine baktıkları için aşık olduklarını söylemeye cesaret edebiliyor. Yine de aşk böyle başlar ve ancak bu şekilde başlar.

Ölmek bir şey değil. Yaşamamak korkunç.

Sesini duymamak sessizlik için bir sebep değildir.

Kahkaha güneş ışığıdır, kışı insan yüzünden kovar.

Sevmek ya da sevmiş olmak, bu kadar yeter. Daha fazla bir şey sorma. Hayatın karanlık kıvrımlarında bulunabilecek başka inci yoktur.

Ağlamayan görmez.

Öldüğümde alnıma bir öpücük vereceğine söz ver. -Hissedeceğim.

Başını tekrar Marius'ün dizlerine koydu ve göz kapakları kapandı. Ölümün kasvetli derinliğinin göründüğü gözlerini ağır ağır açtı ve tatlılığı başka bir dünyadan geliyormuş gibi görünen bir sesle ona şöyle dedi:

"Bu arada, Mösyö Marius, sanırım ben biraz sana aşık."