
Jane Austen
Gurur Ve Önyargı
2005 yapımı *Pride and Prejudice* (Gurur Ve Önyargı) filmi, Jane Austen’ın aynı adlı klasik romanından uyarlanmış romantik-dram türünde bir filmdir. Yönetmenliğini Joe Wright’ın yaptığı bu uyarlamada başrolleri Keira Knightley ve Matthew Macfadyen paylaşır. Film, 19. yüzyıl İngiltere'sinde geçen, sınıf ayrımları ve toplumsal normlar arasında sıkışmış bir aşk hikâyesini anlatır. Hikâye, kırsal bir bölgede yaşayan Bennett ailesinin beş kızı üzerinden aşk, gurur, önyargı ve bireysel özgürlük temalarını işler.
Hikâye, Bennett ailesinin yaşadığı Longbourn malikanesinde başlar. Bayan Bennett’in en büyük isteği, beş kızını da uygun adaylarla evlendirmektir, çünkü o dönemde kadınların sosyal statüsünü yükseltme yolları sınırlıdır ve evlilik, aile için bir güvence anlamına gelir. Kızlar; Jane, Elizabeth, Mary, Kitty ve Lydia'dır. Özellikle Jane ve Elizabeth, hikâyenin merkezindedir. Elizabeth Bennett, zeki, güçlü bir karaktere sahip, bağımsız ve eleştirel bir bakış açısına sahip bir genç kadındır. Elizabeth, dönemin sınırlamalarına rağmen, kendine has fikirleri olan ve evlilik konusunda duygularını önemseyen biri olarak öne çıkar. Jane ise zarif, nazik ve güzelliğiyle dikkat çeken bir karakterdir.
Bennett ailesinin hayatı, Netherfield Malikanesi’ne zengin ve bekar bir adam olan Bay Charles Bingley’in taşınmasıyla değişir. Bingley, varlıklı ve iyi bir genç adamdır. Bingley’in Longbourn bölgesine taşınması, Bennett ailesi için heyecan yaratır, çünkü Bingley, evlenebilecek potansiyel bir eş olarak görülmektedir. Bir baloda Bingley ve Jane tanışır, hemen iyi anlaşmaya başlarlar ve karşılıklı bir çekim yaşarlar. Ancak, Bingley’in yanında katıldığı, soğuk ve kibirli bir tavra sahip olan arkadaşı Bay Fitzwilliam Darcy, baloda dikkat çeker. Darcy, kendini beğenmiş ve soğuk tavrıyla özellikle Elizabeth’in ilgisini çeker, ancak bu ilgi olumsuz bir izlenimle başlar. Darcy, Elizabeth’in ailesini ve yaşadığı ortamı küçümseyici bir tavır takınır. Elizabeth, Darcy’nin bu kibirli tavırlarından hoşlanmaz ve ona karşı önyargılar geliştirmeye başlar.
Bu arada, Jane ve Bingley arasındaki ilişki ilerlerken, Darcy, bu birlikteliği onaylamadığını Bingley’e belirtir. Darcy, Jane’in statüsünü ve ailesinin sıradanlığını öne sürerek Bingley’i bu ilişkiden uzaklaştırmaya çalışır. Bingley, Darcy’nin etkisiyle Jane’i terk eder ve şehirden ayrılır. Jane bu durum karşısında büyük bir hayal kırıklığı yaşar ve kalbi kırılır. Elizabeth, Bingley’nin Jane’i terk etmesinde Darcy’nin parmağı olduğunu öğrenince ona olan kızgınlığı daha da artar.
Elizabeth’in Darcy’ye olan önyargısı, zamanla farklı olaylarla daha da pekişir. Elizabeth, kasabaya yeni atanan genç subay Bay Wickham’dan Darcy hakkında kötü hikâyeler dinler. Wickham, Darcy’nin kendisini aldattığını ve mirasını elinden aldığını iddia eder. Elizabeth, Wickham’ın anlattıklarını sorgulamadan kabul eder ve Darcy’nin bencilliği ve kötülüğüne dair inancı pekişir. Ancak Elizabeth’in bilmediği şey, Wickham’ın aslında pek de güvenilir bir insan olmadığıdır.
Bir süre sonra, Darcy Elizabeth’e olan aşkını itiraf eder ve ona evlenme teklif eder. Ancak Elizabeth, ona olan önyargıları nedeniyle bu teklifi sert bir şekilde reddeder. Elizabeth, Jane ve Bingley arasındaki ayrılığı Darcy’nin kışkırttığını ve Wickham’ın hakkındaki iddialarını yüzüne vurur. Bu durum Darcy’i çok etkiler. Darcy, Elizabeth’e aslında Bingley’i Jane’den uzaklaştırmasının sebebini anlatır; ona göre Jane, Bingley’i sadece zengin olduğu için seviyor gibidir ve ayrıca Elizabeth’in ailesinin davranışları da Bingley’nin onuruna zarar verecek niteliktedir. Elizabeth, Darcy’nin söylediklerini sindirmekte zorlanır, ancak olayların düşündüğünden daha karmaşık olduğunu fark etmeye başlar.
Darcy, Elizabeth’e aşkını kanıtlamak için sessizce birçok iyilik yapar. Özellikle Elizabeth’in en küçük kız kardeşi Lydia’nın Wickham ile skandal bir şekilde kaçması, Bennett ailesini zor durumda bırakır. Lydia’nın namusunu korumak ve ailenin itibarını kurtarmak için Darcy devreye girer ve Wickham’ın borçlarını ödeyerek Lydia ile evlenmesini sağlar. Bu olay, Elizabeth’in Darcy hakkındaki düşüncelerini derinden sarsar. Darcy’nin özverili davranışları ve Elizabeth’in ailesi için yaptığı fedakârlık, Elizabeth’in ona karşı olan bakış açısını değiştirmeye başlar.
Sonunda, Jane ve Bingley tekrar bir araya gelirler ve bu sefer Bingley, Jane’e evlenme teklif eder. Jane, Bingley’in teklifini kabul eder ve Bennett ailesi için büyük bir mutluluk yaşanır. Elizabeth de Darcy’nin aslında göründüğünden çok farklı bir karaktere sahip olduğunu fark eder. Onun gururlu tavırlarının ardında aslında iyilik ve dürüstlük yatmaktadır. Elizabeth, Darcy’nin davranışlarıyla içsel olarak değişim geçirdiğini ve gururunu kırarak ona olan sevgisini kanıtladığını anlar.
Film, Elizabeth ve Darcy’nin birbirlerine olan aşklarını nihayet kabul etmeleriyle sona erer. Elizabeth ve Darcy, tüm önyargı ve gururlarını geride bırakarak, kendi aralarındaki gerçek bağa ve sevgiye ulaşırlar. Elizabeth’in bireyselliğine olan saygısı, Darcy’nin de içsel dönüşümünün simgesi olur ve ikisi de evlenerek mutlu bir yaşam sürme yoluna girerler.











