Kazasker Mustafa İzzet Efendi Sülüs-Nesih Hat Meşkleri
Tosya’da, Destan (veya Bostan) Ağazâde Mustafa Ağa’nın oğlu olarak 1216/1801’de doğan Seyyid Mustafa, babasının ölümüyle, annesi tarafından küçük yaşta tahsil için İstanbul’a gönderildi.
Kazasker Mustafa İzzet Efendi Sülüs-Nesih Hat Meşkleri
Tosya’da, Destan (veya Bostan) Ağazâde Mustafa Ağa’nın oğlu olarak 1216/1801’de doğan Seyyid Mustafa, babasının ölümüyle, annesi tarafından küçük yaşta tahsil için İstanbul’a gönderildi. Fâtih Medresesi’nde ders gördü, ayrıca mûsikî meşk etti. Sesini ve okuyuşunu Bahçekapı’daki Hidâyet Câmii’nde dinleyen Sultan II. Mahmud’un emriyle Enderûn-ı Hümayun’a alındı. Önce Enderûn’da, sonra Galatasarayı’nda üçer yıl ilim ve san’at tahsil eden Mustafa Efendi, usta bir neyzen olduktan başka sülüs-nesih yazılarını Çömez Mustafa Vâsıf (v. 1269/1853), ta’lik ve celi ta’lik hattını Yesârîzâde Mustafa İzzet efendilerden öğrendi, İzzet mahlasını aldı.
Pâdişâh tarafından çok sevilmekle beraber, saray teşrîfatıyla bağdaşamadığı için izin alıp Hacca gitti, bir müddet Kâhire’de kaldıktan sonra İstanbul’a dönüşünde Saray’a görünmeden dervîşâne bir hayat sürmeye başladı. 1247/1832 yılının Ramazan günlerinden birinde, Bayezid Câmii’nde kâmet alırken, onu sesinden tanıyan Sultan II. Mahmud, kendisini terk edip bir daha görünmeyişine muğber olduğu için cezalandırılmasını istediyse de sonra affetti. Mustafa İzzet Efendi, Sultan Abdülmecid devrinde bâzı dînî ve kazâî yüksek makamlarda vazîfe aldı.
San’atın bütün şûbeleri gibi, hattın da devamlı çalışmakla ilerleyebileceğini göstermesi bakı- mından Necmeddin Okyay’dan işittiğimiz şu hâdise zikre değer: 1255/1839’dan îtibâren 6 yıl müddetle Eyüp Câmii hatipliğini sürdüren Mustafa İzzet Efendi, cuma günleri hutbe hazırlığı ve ibâdet hazzı ile hat çalışmasına ara verir ve bu münâsebetle talebesine dermiş ki: “Cumartesi günleri yazdığım yazıları, aradan kırk yıl geçse, ensesinden tanırım!” Onun gibi bir üstâd böyle söylerse, bu san’ata yeni başlamış bulunanların hâlini artık siz tasavvur edin!
Şehzadelerin yazı muallimliği, Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye âzâlığı, fiilen Rumeli kazaskerliği, reisülulemâlık vazifelerinde bulunduktan sonra nakîbüleşrâf oldu. 27 Şevval 1293/15 Kasım 1876’da vefat ettiğinde, Tophane’deki Kâdirîhâne’nin hazîresine defnolundu. Talebesi arasında ön sırayı tutanlardan Şefik Bey, Muhsinzâde Abdullah Bey, Abdullah Zühdî Efendi ve Hasan Rıza Efendi’nin eserleri sonraki sahifelerde yer almaktadır.
11 mushaf, 200’den fazla -bir kısmı büyük eb’adlı- hilye, sayısız kıtca, levha (Ayasofya Câmii’ndeki 1275/1859 tarihli, 7.5 m. çaplı dâirevî levhaları İslâm âleminin en büyük yazıları olmak vasfını hâlâ korumaktadır).
Ayrıca celi sülüs veya celi ta’lik ile binâ kitâbeleri (bunlardan İstanbul’da olan bâzıları: Hırka-i Şerîf Câmii, Ali Paşa Mescidi, Dolmabahçe Sarayı, İstanbul Üniversitesi merkez binası, Ayasofya hünkâr mahfeli, Bâbıâli’de Nalli Mescid; Kâhire’de Mehmed Ali Paşa Türbesi, Vaşington’da Zafer Âbidesi…) yazan Mustafa İzzet Efendi’nin muhtelif câmilerde (Ayasofya, Hırka-i Şerif, Büyük Kasımpaşa, Küçük Mecidiye, Sinan paşa, Yahyaefendi…) aynı âyet bölümünün (KK, sûre: XXIV, âyet: 35) celi sülüsle yer aldığı kubbe yazıları vardır; bunlar, esâs kalıbından, santranç usûlüyle yerin iktizâsına göre büyültülerek hazırlanmıştır. Kazasker’in ney ve ses icrâkârlığındaki üstâdlığı, sayısı az olmakla beraber (26 eser) dînî ve lâdînî bestelerindeki kudreti erbabınca pek takdir edilmiştir.
| Biçim | Karton Kapak |
|---|---|
| Çeviri | Zeynep DURUKAL, Faycal BENEİSSA |
| Dil | İngilizce, Türkçe |
| Hazırlayan | IRCICA, Sakıp Sabancı Müzesi |
| Özgün Adı | Thuluth And Naskh Mashqs Of Kazasker Mustafa İzzet Efendi |
| Sayfa Sayısı | 47 |
| Türü | Hüsn-ü Hat |
| Yayın Yılı | 2025 |
Sadece bu ürünü satın almış olan müşteriler yorum yapabilir.

Değerlendirmeler
Filtreleri temizleHenüz değerlendirme yapılmadı.